MUCİZELERE İNANIR MISIN TATLI KIS?

Çocuk gelişim kitaplarına merak sarmış olsam da bir dönem,hiçbir zaman bir bebek bakım kitabı alayım da okuyayım dediğimi hatırlamıyorum.Bir kitaba ihtiyaç duymayacak kadar çok şey bildiğimi mi sanıyordum nedir bilmem ama,bu böyleydi.

Ta ki asla uyumayan çocuk dalında ikide iki yapana kadar!

Şampiyonluğun coşkusunu yaşadığım o günlerde,bir grubun yerlere göklere sığdıramadığı bir kitap vardı.

Yazarı,bu işi bildiğinden tamamen emin gibi görünüyordu.

Tanımadan sevdim;çünkü bana ismiyle umut vadediyordu.

”Yeni Annelere Mucize Çözümler”

Uykusuzluktan göz altlarım morarmış,saçlarım başlarım evlerden ırak dediğimiz modelde,hüngür hüngür Ali’yi arayıp ”Allah için şu kitabı al getir bana”dediğimi hatırlıyorum en son.

Ve almadı.

Ekranları başındaki YETMİŞBEŞMİLYAR insan duysun bunu,

ALİ BANA İSTEDİĞİM KİTABI ALMADI.

Birkaç hafta sonra benim güzel bahtım döndü ve instagramda acayip büyük bir çekilişi kazandım!

Dev diyebileceğimiz ölçülerde,mükemmel bir paketti ve o paketin içinde bilin bakalım hangi kitap vardı!

Evet,

Uyku hemşiresi” Tracy Hogg ve Melinda Blau’nun yazdığı dillere destan olan o kitap,tam manasıyla ayağıma gelmişti.

Yani ben de böylesine kalbi temiz bir kişiysem ne yapabilirim artık?

***

Kafamda hiç böyle bir plan yokken,içmem gereken bir ilaç yüzünden oğlumu 11 ay bitiminde sütten kesmiştim.

İkimiz için de ani bir ayrılıktı.Bebeğin ne kadar üzüldüğü gayet açıktı.Bense ne derece etkilendiğimi yıllar geçtikçe daha iyi anladım.

***

Kızım 11 aylık olunca -bana deli demezseniz eğer- oğluma haksızlık yapma endişem başladı.

Bu durum yıllar öncesinin etkisi olabilirdi.Vicdan azabı gün yüzüne çıkacak fırsat kolluyordu belki.

Len zaten içim yanıyor,bunu da sütten keseyim de bari ölümüm adaletlilikten olsun” demiş de olabilirim.

Bilemiyorum.

Yani belki büyük bir hataydı ama,

Sabaha kadar uyumayışımı,tamamen bir aksesuar haline geldiğim için oğluma hiç zaman ayıramayışımı da işin içine katarak karar vermeyi kolaylaştırmaya çalışıyordum.

Hadi tamam desem,bu kez de cesaret edemiyodum.Çünkü iki buçuk dakika uykunun hesabını yapıyor ve bu süreçte dimdik durabilecek gücü kendimde bulamıyordum.

Manevi boyutu apayrı.

Ne yaparsam yapayım ikisinden birine vicdan azabı duyacak olma durumu tam bir kaostu.

***

Kitap elime geçer geçmez okumaya başladım.

Ve şok!

Bir saniyede gözümü karartıp bebeği sütten kestim.

Yani tercihimi,adil olmadığını bilsem de eşitlikten yana kullandım.Sütümü kardeş payı yaptım.

Bir saniyede derken ”tamam başlıyoruz” dediğim anı kastediyorum.Yoksa nerdeee ömürlerin çürümeden level atlamak(ingilizceleri kesst)

Kitabın çok sade ve basit bir dili var.Öncelikle,öfkelenince ona kadar say tarzı bir kitap değil.

Çok gerçekçi.

Acı da olsa gerçekçi.Dost acı söylerci.Bir senin başında yok be bacımcı.

Kitabın başlarında bir test var.Bebeğiniz için uyguluyorsunuz.

*Melek bebek,

*Kitap bebek,

*Nazlı bebek,

*Huysuz bebek

sonuçlarından biri çıkıyor.Sonrasında,aynı durumlar için hangi bebeğe ne metod uygulanır,ayrı ayrı yazıyor.

Benim kızım nazlı bebek çıkmıştı.

Ama tam da buydu,öyle güzel ifade ediyordu ki sanki bizzat ben yazmıştım.

Huysuz desem,değildi ama çok çok nazlıydı.Dokunsan keyfi kaçıyordu,hatta göz temasıyla bile kaçabiliyordu keyfi.

Adeta ”hepinizden tiksiniyorum” modundaydı.

***

Kitabın neden bu kadar övüldüğünü anlamaya başlıyordum.

Sütten kesme,yatağını ayırma,odasını ayırma,tuvalet eğitimi gibi,etkisi travmatik boyutlara ulaşabilecek önemli konularda lafı uzatmadan net konuşuyordu kitap.

”Bir gecede tam 120 kere kalkıp onu yerine yatırdım”

diyordu.

Bir de,

”Bebekler türlü türlü,bazısı ne yaparsanız yapın uyumuyor” diyordu.

Beni en çok etkileyen bu iki cümle,kitabı okumamın üzerinden çok geçse de hafızamda hala çok net.

***

İlk gece çok çok yıpratıcıydı.

O ağladıkça kararımdan dönmek istedim;ama ağlıyor diye geri adım atarsam alışkanlığın iyice pekişeceğini ve ikinci girişimimde daha çok ağlayacağını biliyordum..O sebeple sağlam durmaya çalıştım.

Sabah ezanına kadar ikimiz de ağladık.

En son o yorgunluktan sızdı,ben rezil bir anne gibi hissetmekten sızdım.

***

İkinci gün gözle görülür derecede iyiydi fakat üçüncü gün,on gün sürecek olan bir atağa geçti.

Ama bitti.

Evet çok zor oldu,evet bebeğim çok yıprandı,evet ömrüm gitti,sen ne bencil bi kadınsın diyerek kendimi kesmek istedim,

ama bitti.

Bu işin kolayı yok.

Şunu bilir şunu söylerim ki;bazen verilecek en iyi akıl,umut kestirmek oluyor.

***

Sözün özü,çok zor bir dönemi atlatabilmemizdeki en büyük yardımcım oldu bu kitap.

Mucize kelimesinin -mecazdaki- hakkını kesinlikle veriyor.

O dönem ”bir blogger değilim ama ben de tavsiye ediyorum” şeklinde paylaşmıştım hatta.

Öncelikle şunun alını çizmek isterim ki,bir bloggerım.

Ve yine diyorum,

Analar,babalar!

Koşun,alın,okuyun.

Tavsiyemdir.
PhotoGrid_1465511970266-min

8 thoughts on “MUCİZELERE İNANIR MISIN TATLI KIS?

  1. Çocuk gelişiminde uzmanlığım yok ama psikoloğum (kendime kadar)
    Bu Bebek-çocuk gelişimi kitabı okumalarım bir elin parmaklarını geçmemiştir. (Ericson, piaget, freud gibi kuramcılar hariç) yeni trend gelişim kitaplarının çoğunu hem üslup olarak gıcık buluyorum, hem de metodların sürdürülebilir olduğuna inanmıyorum. Amma velakin Tracy hogg candır. Biri kitap Bebek biri neredeyse melek Bebek kıvamında iki yeaavruma uyku eğitimini bu kitaptaki metodu birebir uygulayarak verdim. (Uyku eğitimi lafına da gıcığım gerçi ama ne yapalım, konu böyle özetlenmiş) Çocuklarımın uykusu konusunda bendeki şans eşşekte olmadığından 3 günde sorunsuz bi şekilde çözdük. Annelik kariyerimde en çok ekmeğini yediğim; iltifatlara takdirlere şaşım şaşım şaşırmalara doyduğum mevzu çocukların efsane bi uyku düzeni – motifi oluşuydu. Thanx Tracy hogg teyzem. Rip teyzem.

    1. Ne güzel vallahi,bir kıskandığım kadın modeli bebeği uyuyan annedir?
      Bi de doğru diyorsun uyku eğitimi acayip itici bi laf,gecenlerde biz de konusmustuk ayni konuyu.Hosgeldin ne guzel geldin boyle,cokca sevgiler ?

  2. sanırım sırf ağlamasın diye isteği şeyi yapmak daha kolaya geliyor ama problem büyüyor….cocuklar için olduğu gibi büyüklerde de bu metod (kararlı tavır) işe yarıyor.

  3. Butun hamileligim boyunca eltimi kinadim bebegini sallayarak uyutuyor diye.Ben uyku egitimi verecektim.Sonra interneti didikleye didikleye ogrendim ki “attachment parenting ” yani “dogal ebeveynlik” (Adem güneş oyle diyor) diye bir cocuk egitim sekli var ve uyku egitimini icermiyor.Yani ninelerimiz annelerimiz bizi nasil buyuttuyse dogal sekilde bu da oyle.Arastirdikca daha fazla benimsedim.Su an 5 aylik bebegimi ayaklarimda salliyorum ve daha kac yil sallarim kestiremiyorum ? Uykusuzum, yorgunum, bitkinim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir