Bittim, Gözün Aydın

Mutfak tezgahını toparladım. Ocağın tüm parçalarını söküp makineye attım. Yiğit babamlarda, 25 saat süren direniş sonucunda Deniz’i uyuttum ve oturdum.

Ben de, payına karma paket düşen milyarlarcasından bir insanoğluyum şu evrende.

Ve merhaba.

Son dört gündür hayatımızı evirip çevirip tekrar eski haline getiren bir olayımız var, yetmiş beş milyar Türkiyem biliyor artık:

”GECE BESLENMESİNE VEDA SORUNSALI”

Böyle yazınca bilimselli gibi bir şey oluyor; ama öyle değil. Ciddi hatta çok ciddi bu mevzuda dertler derya olunca, bana da sandal olmak düştü. Dün gece bir baktım, devrilip batmışım, boğulmuşum da haberim yok.

***

Deniz çocuğum tam bir biberon aşığıdır. 52 hafta yemek vermesen gıkı çıkmaz; yeter ki süt dolu biberonu elinde olsun. Ne fena diğ mi? Çabuk kınayın.

Aylardır için için üzülüyorum bu duruma. Ve bu işi sonlandırmak, benim sorumluluklarım dahilinde diye düşünüyorum. Çocuğum uzun vadede kendine zarar veriyor diye düşünüyorum. Çünkü sabahtan akşama, akşamdan sabaha elinde bir biberon…

Dişleri aşşırılar üstü zor çıktığı için bir yandan damaklarını kaşıyor biberonla, ben biliyorum. Ama öte yandan tükettiği süt miktarı, kanındaki demiri düşürüyor. 22 aylık olmasına rağmen gece uyanmaları çok çok fazla. Biberon olmadan uykuya geçemeyeceğine inanmış. Yani hatta başka türlüsünü denememiş.

Her ne kadar gecede iki kere bezini değiştirsem de, sürekli ama sürekli ıslak uyanıyor. Islak dediysem sudan sebepler değil, anlıyorsun değil mi?

Beslenme mevzusuna gelince, karnı bir şekilde doyduğu veya doyacağı için tabii ki yemek yemeyi reddediyor vs uzar gider bu konu.

***

Durumlar özetle böyle.

Peki ben bu zamana kadar neler yaptım?

Öncelikle sütüne yarı yarıya su ekledim ki, sevmeyip içemesin.

İçti.

0-3 ay biberon ucu aldım ki, daha az akıyor diye vazgeçsin.

Daha kuvvetli emdi.

Biberon yerine bardak, fincan, pipet, tas, leğen, beher ile su vermeyi denedim ki, uzaklaşsın.

Delirdi.

Tüm bebek bezi markalarını denedim ki, en olmadı yataktan kuru kalsın.

Çarşambayı sel aldı.

Birlikte yatmayı denedim, olmadı.

Ne yaptıysam olmadı.

***

Geçen sabah bünyemde hasıl olan bir deli cesaretiyle, Deniz görmeden bütün biberonları bıçakla kestim. Sonra Deniz’e gösterip ”Bunlara ne olmuş böyle?” dedim.

”Gıyıydı (kırıldı)” dedi ve öyleyse çöpe atmasını söyledim. Çünkü albert aynştan aslında benim. Çünkü kendi elleriyle çöpe atarsa sorumluluk kendisinin olur ve bunun için beni suçlayamaz. Çünkü çocuğum 38 yaşında.

***

Neyse işte, bir şekilde girdik bir yola. Açıkçası biberonların tamamen yok olması benim için de iyi bir şeydi. Yaslanabileceğim bir duvar olmayacağı için mecburen dik durabilecektim. Mecburen dik durmayı iyi bilirim.

İlk gece korkunçtu. Tabii olarak hiçbir sakinleştirme çabam sonuç vermedi ve tam 70 dakika ağladıktan sonra sızdı. Sonra da sabaha kadar her uyanışında bir saatte yakın ağladı. Ve ilk günü böylelikle tamamladık.

İkinci gün durumlar aynı seyretti.

Üçüncü gün yine bir saate yakın ağladıktan sonra, gece 11 civarı uyudu. Ben de ikinci nöbete kadar kalkıp evi mevi toparladım. Saat tam 2 oldu ve Deniz hâlâ uyanmadı. Yatağa girdim ve uyanmasını bekledim. Uyumuşum. Gözümü açtığımda saat sabah altıydı ve Yiğit oğlum ”Anneeaaa!” diye bağırıyordu. BU BİR MUCİZE, ÇABUK CİNNET GEÇİRİN!!!

7 sene dokunmasalar ben uyanmam da zaten, Deniz 22 ayda ilk kez uykusu bölünmeden sabaha kadar uyumuş.

Ve o gün, dünyanın en harika gününe uyandım. Bu iş tamam dedim.

Sonra ne mi oldu?

Dördüncü gece, tekrar birinci geceye döndük. Çıldırır gibi ağladı. Bu bir atak olabilir, evet; ama kaldıramıyoruz ya, apaçık kal-dı-ra-mı-yo-ruz.

Bir yandan hangi harika insanlık örneği vurdu bilmem ama, birileri iki kere ”dan dan dan” duvara vurdu. Ve tabii ki duvara vurdukları için Deniz hemmen uyudu(!)

Bağırdım. Oturdum. Ve öylece yattım bir süre.

Sonra Deniz yine ağladı. Anne sütünü kesme süreci iki haftaya uzanmıştı, belli ki bu da aynısı olacak. Evde biberon olmadığı için, kalkıp sulukla su verdim ve toparlayamadığım gücümü tekmeyle savurup bu defteri burada kapattım. Bir süre evden ölü çıkmışçasına ağladım. Sonra sızdım.

Ve bittim, gözün aydın.

Deniz, alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor. Ben bu işi bitirmeyi, çocuğumu zararlı bir alışkanlıktan kurtarmak olarak algılıyorum, kendi sorumluluklarıma dahil görerek bir şeyler yapmaya çalışıyorum (pardon, bunu zaten söylemiştim di mi) ; ama belli ki biberona sandığımdan daha fazla ihtiyaç duyuyor.

Karşılıklı olarak, tahminimden yüz yetmiş beş milyar kat fazla yıprandık.

Bir şekilde bitti.

An itibariyle bildiriyorum:

Biberonla süt içmek yerine sulukla su içiyor şu an. Sanırım pek hoşlanmadı hatta. Minik biberon deliklerine alıştığı için, akan su fazla geliyor ve birkaç yudum içtikten sonra suluğu sadece elinde tutuyor. Bugün böyle, yarın neler olur bilmem. Artık ne olacaksa olacak, Deniz yön verecek.

İnşallah güzel olur.

***

Ve tabii ki tüm bunlar dermansız dert değil, farkındayım. İstemli olarak lüzmundan fazla abartmıyorum. Ama bu vesileyle feci sarsıldım, kendimi şaşırtacak kadar sarsıldım, neden bilmem. Kalbime karanlıklar çöktü. Seneler sonra ilk defa sırtım tutuldu stresten. Bilemiyorum neden böyle oldu.



UYARI: Yazının bu kısımdan sonrası; iki adet çocuk gelişim kitabı okuduktan sonra kendini pedagog sananlar, ”zor bebek” gerçeğini kabul etmeyip kusuru annede bulanlar, bu yolla kendini övmekten zevk alanlar, düzenli olarak bu kaynaktan beslenenler, feleğin zalım çemberinden henüz geçmemiş bacılar için uygunsuz içerik barındırmaktadır:

İnsana ait tabii zayıflıkları kabul etme, kendini eleştirebiliyor olma, yanılma payı vs.

Dikkate almanızı önemle arz ederim.



İkinci çocukta ya hâlâ bir tutarlılığa erişemedim, ya eğitimlerin vaktini tutturamıyorum veya benim çocuklarımın normali bu. Her şey ”bebeğiniz bu ay neler yapabilir” tablolarına uymayabiliyor. Bu ay ve hatta bundan önceki 15 ay boyunca deliksiz uyuyabilirdi mesela Deniz. Ama yok, Yiğit de aynı derecede dediğim dedikti, çok net hatırlıyorum.

Bu sadece beni ilgilendirse de, kabul ve itiraf ediyorum; bence bir de, yeterli gücüm yok. Yani sadece bedensel gücüm var. Manen toparlanıp eşiği geçemedim henüz. Çünkü hâlâ bir yenidoğan telaşı hakim eve. Gecede bin kere uyanmak, nedenini çözmenin mümkün olmadığı ağlama halleri falan.

Yapmam gereken işleri, yaşadığım yoğun uykusuzluk ve daimi bir ağlama sesi içinde toparlayamıyorum çoğu zaman. Tam anlamıyla, kafam yerinde değil.

Allah büyük.

Evet biliyorum, hepsi geçecek. Biliyorum, bebeklerin annelere kastı yok ve neye ihtiyaç duyuyorlarsa onu yapıyorlar. Bir zaman her şey yoluna girecek ve ben eski Ceylan olacağım.

Taze çiçekler alıp vazoya koyacağım.

”Oğlum sen ne geveze çocuktun, kızım sen ne mızmız bebeydin, ay bunlar ağlar ben ağlardım ya.” falan diye anlatacağım liseye miseye giderlerken.

Biliyorum.

Her haliyle varlıklarına sonsuz şükürler olsun.

Annelik zaten böyle deli gibi bir iştir.

***

SON DAKİKA: Ben yazıyı bitirip son kez gözden geçirirken yeni bir krizle ağlamaya başlayan Deniz, babasının nöbetçi eczaneden alıp getirdiği biberonu görünce coşkulu bir sevinçle ”Buboyooooon!’ diye haykırdı. Ve sütünü içerek huzur içinde uykuya daldı.

Sonuç itibariyle, severek ayrılanlar bilirler ayrılığı.

Ve beş dakkada değişir bütün işler.

Bu da böyle bir anımdı.

***

33 thoughts on “Bittim, Gözün Aydın

  1. Allah tüm annelere kolaylik versin kitaplarda yazanlar güzel ama her cocuk kendi şahsına münhasır tabi…

  2. Allah tüm annelere kolaylik versin kitaplarda yazanlar güzel ama her cocuk kendi şahsına münhasır tabi…

  3. Bırak…ne kendini üz ne yavrunu.Üç çocuk annesi olarak,iki oğlu 3 yaşına kadar saat başı uyanan anne olarak,gece uykusunu unutmuş bir anaokulu öğretmeni olarak öneriyorum kardeşim.Büyük oğlum üç yaşına kadar hem biberon hem emzik kullandı,3,5 yaşına kadar bezli gezdi…kızım 1.sınıfa gidiyor hala geceleri bekliyorum,küçük oğlum 3yaşında daha yeni yeni gece uyanmamaya başladı.Zorla güzellik olmuyor, üniversitede kırbin kere okugum çocuk gelişimi/beslenmesi/psikolojisi kitapları çoğunluğa uymuyor.İlk oğlumda nasıl bir hırs yaptıysam “iyi ana olacam ben “diye çocuk 4.sınıfta ,el tırnaklarını yeme üzerine ihtisas yapıp ayak tırnağına level atladı.13 yıllık öğretmen 11 yıllık anne olarak Deniz için ve senin için endişelendim….Bırak bacım,oluruna bırak…her çocuk ayrı kitap,kitabına göre okumak düşüyor bize.Hadi kalın selametle…

  4. Yemin ederim seni o kadar iyi anlıyorum ki oğlum şu an beş yaşında kelimenin tam anlamıyla çok ama çok zor bir çocuktu ve hala da öyle 😔 Emzik bırakması tuvalet alıştırması her şeyi çok zor oldu şimdi okula gidiyor her gün öğretmen şikayet ediyor yoruldum çok ama çok yoruldum tam yapamayacağım artık dediğim anda içime bir ferahlık geliyor o daha çocuk büyüyecek diyorum evet o büyüyor ben elimden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyorum ama büyürken beni de bitiriyor 😔

  5. *taze çiçekler alıp vazoya koymak*
    allahım! nasıl ümitvar bir cümle bu!

    ceylan, o bahsettiğin manen toparlanma eşiğini 3 yaştan önce geçebilen anne var mıdır acaba?!

    eski Ceylan nasıldır bilemiyorum fakat iyi ki buralardasın ve dile getirmekte/ başetmekte zorlandığımız bunca şeyi yazıyorsun.

  6. Eğer istatistiksel verilere dayanan bebeğiniz şu ay şöyle olacak başlıklı yazılara bakarsam benim oğlum tam bir gerizekalı. O yüzden bakmıyoruz elbette. Sen de boşver. Bebeklerimizi büyütmekten ve büyürlerken onlara göz kulak olmaktan başka bir görevimiz Yok. Eninde sonunda bırakacak o biberonu. Seni rahatsız eden bir şey yoksa eğer bırak kullansın. Sütünü daha fazla sulandır gerekirse ama böyle gitsin eğer mutluysa. İlkokula başlayıp da hala biberon kullanan Yok nasılsa. Kendini yıpratmaya değmiyor mahalle baskısı kurallar yüzünden. O mutluysa biberonla… henüz 22 aylık, gayet de yakışır eline biberon 😉 Sevgiler

  7. Merhaba.
    Sutu miktarini zamanla daha da azaltsaniz? Mesela 3 gunde bir 10ml sut eksik olsa, yerine su koysaniz. Biberon kullanmadi oglum, deneyimim yok ama oyle okurken cok mantikli geldi bu dedigim, einstein benim😄

  8. Bende aynısı söylemiştim üniversiteden bir arkadaşım oğlum Engin Deniz 3 aylıkken ziyarete gelmişti nasıl birşey annelik ? Bende deli işi normal bir insan yapmaz kendine bunu demiştim …haklısın yerden göğe kadar uyumayan çocuk çok sıkıntılı delirsen yeridir ama kimse anlamaz 2 yaşında oğlum şuan işede başladım gece 2 _3 kez uyanıyorum buna da şükür diyorum çünkü emerken hiç uyumuyordum

  9. Ah Ceylan nasil begenerek okuyorum yazilarini. Uzme kendini gercekten gecip gidiyor ve hersey olacagina variyor. Oglumda da ayni beslenme problemi vardi. Biberondan bol sut icer,yemek yemezdi, kansizligi da vardi. Emme ihtiyacina ek olarak , gunluk kalorisini sutle tamamlayamayinca gece daha cok uyaniyor diye dusundum. Ben sutun icine degistirerek besleyici seyler katmaya calisirdim. Bildircin yumurtasi, protein tozu, zeytinyagi, meyve, bal, pekmez. Milkshake gibi. Pipetle corba verirdim. Biberondan sonra ve gece yaadan once dislerini fircalardim. Gunduz iyice parkta evde yorulmasini saglar gece bir de banyo yaptirip kitabini okuyup yatirirdim. Bir donem sonra gece kalkmamaya basladi. Bilmem buyudugunden mi. Biberonu 3 yasindan sonra biraktirdik. Konusarak mantigini anlattik. Ama biberonlari bir yerde sakladik. Ara ara geri istediginde ben veya babaai, ananesi pes edip verdigimiz de oldu ama birakti gitti iste. Yavas yavas. 5 yasinda simdi canim benim hala istahsiz , hala sut icmeyi sever ( vermemeye calisiyorum kabiz yapiyor direk ve sut protein alerjisi olabilecegini dusunuyorum) hayat gecip gider. Deniz ve Yigit e verebilecegin en guzel sey mutlu umutlu saglam bir anne ki o sende var, kaldir ustundeki kara bulutlari. elinden geleni yapmaya devam et gerisi tevekkul sukunet.

  10. Allah yardimciniz olsun, (11 aylik) cok bir tecrubem yok ama anliyorum sizi sanirim. Zamani gelince olur hersey diye umut ediyorum 🙂 Sütse süt, biberonsa biberon canlari sagolsun, bugunler geri gelmeyecek bence de 😉 sevgiler selamlar, minikleri opun benim icin.

  11. Kucuk prensesi cok iyi anliyorum cunku ben bir biberon bagimlisiydim… suan 31 yasindayim ama hala o gece ictigim sütün lezzetini ve keyfini unutmadim… ilkokul yaşlarimda gece uyanir keşke annem süt getirse diye umut ederdim… hatta abiml ve kuzenlerim sirf benim gece sut icmemi izlemek icin gece sut verirlermis… 2.5 yasinda bi kizim var oda kismen bana cekmis

  12. Demişsin ya ‘gücüm yok, kafam yerinde değil’ diye işte aslında mesele bu bence ya da bende sorun buydu. Üç çocuk annesiyim ilk oğlumu tuvalete alıştırırken benzer bir süreçten geçtim çok tanıdık geldi betimlediğin manzaralar sanki yeniden yaşadım ve seni çok iyi anladım. Benim de anlatasım geldi. Üç yaşını doldurmak üzereydi ve bazılarına göre geç kalıyordum. Çalışıyordum o zamanlar mesai saatleri çok ağırdı bakıcının ağzını aradım hiç gönlü yoktu. Çocuk gelişimi kitaplarından ve pedagoji sitelerinden zorlu ve hassas bir süreç olduğunu okumuştum bi de bizimkinin ‘zorlu karakteri’ eklenince başıma ne geleceğini biliyordum ve annem yardımcı olur diye umut ederek yaz tatilini bekledim. Ve bütün bir yıl beklediğim 20 günlük tatilin en güzel kısmı yani annemlerde geçen kısmı zehir oldu. Geceleri internetten yeni yöntemler araştırıyor ertesi gün deniyor ve sürekli hüsrana uğruyordum. Oğlum kendini yerlere atarak ağlıyor, beni dinlemiyor, gözlerime bakmıyor garip huylar sergiliyordu. Ben de senin gibi çok ağlıyordum nerde hata yapıyorum diye kendimi suçluyordum. Bana çok bağlı olan oğlum kopmaya başlamıştı. Annemle bi misafirliğe gitmistik üstünde alıştırma kilotu vardı çocukları bi odaya aldılar benim tabi yüreğim ağzımda altına yapar da ortalığı kirletir diye sürekli yanına gidip cişi olup olmadığını sormuştum ve beni duymazdan gelmişti yokmuşum gibi davranmıştı nasıl canını sıktıysam kendimi çok kötü hissetmiştim.
    Neyse sonra tatilin kayinvalidemlere ayrılan kısmına sıra geldi ve bu strese bi son vermeye karar verdim çünkü oranın stresi kendine yeterdi. Kendim de çok yıprandığımdan bu konuyu hiç açmamalarını rica ettim ben de hatırlamak istemiyordum çünkü. Bezimizi bağladık ve hiçbirşey olmamış gibi hayatımıza devam ettik. Oğlum yeniden gözlerime bakıyordu. Sonra sanırım iki ay falan sonra yeniden denedim bu kez kendi evimizde ve gayet sakin bi şekilde olursa olur olmazsa zorlamiycam çocuğumu yıpratmıcam diye kendime söz verdim ve oldu. Hem de çok kolay oldu. Yani önce kendini iyileştir sonra yeniden dene ama sakince naçizane tavsiyem.

  13. Sevgili Ceylan bizim yazdıklarımızı okuyor musun bilmiyorum ama yalnız olmadığını başka kadınların da aynı sorunlari yaşadığını bil diye yaziyorum. 24 gunlukken oğlumla hastane serüvenimiz başladı. Karnımdayken bile zor bir çocuktu. Zor! bir çocuğa bir de hayalini kurduğun bilmem ne eğitimleri vermek hepten güç. Oğlum 24 aylıkken kuzenimin oğlunu özenip kendi çocuğuma da tuvalet eğitimi vermeye çalıştım. Bir saatte tam 11 kere işedi. Ya ama aynı yaştalar niye ya niye benim oğlum onun gibi alisamadi diye bir de üzerine oglumu suçlamaya kalkıştım. Ve tuvalet eğitimini rafa kaldırdım. Çok iyi hatırlıyorum zaten anneler unutmaz.😊 Oğlum 27 aylıkken bi deli cesaretle tuvalet eğitimini tekrar vermeye başladım. Aaa işler ne kadar kolaylaştı. Nasıl ya neden üç ay önce beni anlamadığını düşündüğüm çocuk şimdi bu kadar kolay öğreniyor??? Demem o ki her çocuk farklı. Deniz de en doğru zamanı bulacaktır. Ben inanıyorum. Ve senin için dua ediyorum. Çok konuştum biliyorum. 😊😊😊 okuduysan hakkını helal et. Sevgiyle kal….

  14. Benim küçük kızım 31 aylık. Hala geceleri altını bezliyorum. Bilir kişiler yanlış tutum sergilediğimi düşünüyor. Size ne. Gece kalkıp da kızımı çişe tutacak gücü kendimde bulamıyorum. Diyelim ki sızıp kaldım, kızımın sabaha kadar çiş içinde ıslak bir şekilde uyumasına gönlüm razı olmaz. Çünkü ben uyku zaafı olan biriyim. Kendimi biliyorum.Dolayısıyla sen kendini nasıl rahat hissediyorsan. Eğer bu durumdan ikiniz de mutluysanız bırakın bir süre daha mutlu mutlu yaşasın “buboyooonuyla”.

  15. siz biboronu ben de anne memesini bıraktırırsam 22 aylık bebelere hem sizin adınıza hemde kendi adıma bişeyler alıp dağıtacağım yeminle. benimde 3 denemem başarısız oldu. 4 denemenin planlarını kuruyorum kafamda bakalım bu kez nasıl olacak.

  16. Oğlumun 4 yaşına 4 ay kaldı yenidoğan ağlaması hala terketmedi buraları. Cinnet kankam oldu hep gelir sağolsun. Çok ağlıyo diye komşular dövüyor musun diye sormaya başladı dünyanın en anlayışlı komşularına sahibim. Yakında polis kapımı çalacak diye korkuyorum sevgili komşularım anası dövüyo yavruyu şikayeti üzerine. Yeni doğum yapanlar hamile olanlar korku veriyo içime yeni bebek düşüncesi bile tir tir titretiyor. Çocuğu olmayan anlamaz hoş olanların da anladığı söylenemez ya neyse. Sabırla kalın Ceylan..

  17. Keşke benim de eski emine olma gibi ihtimlim olsa. Benim eskimde mutsuzki.! 3. Oğlan yine işthahsız yemeyen ağzında bekleten 1 kaşığı 5 kaşık geri veren. Daha fazla mutlu olamazdım zaten böyle bebeyle. 9 aylık olcak. İlerisini düşündükçe dahada korkuyorum. Depresyon asabiyet diğer adım oldu. Yazık çocuklarıma. Keşke *****larch olsam biraz. Blw hayali ile her pisliğe razıydım ama oda hayal kaldı. Ayyy ne çok şişmişim. Blog açsam ben yazmayı bile beceremem. Ne becerdimki zaten.!!!!!

  18. Seni bende cok iyi anlayanlardanim oglum ömerim cok.zor bi cocuk aglama krizleri olur kalabalik ortama girdignde cok cekingen asiri hareketli bide konusamama etkisinin hircinligi bide millete ayri laf anlatmak o bunu sundan yapiyo falan diye zor her sekilde zor..rabbim annelere guzel sabirlar ihsan eylesin her cocuk ozeldir..

  19. Bu satırları gün içinde özgür geçirdiğim bir saatçik tek vakit olan küçük kızımın öğle uykusu arasında yazıyorum( kalkmak üzere çünkü büyük bölümünde ıspanak yıkadım).
    Büyük kızım her şeyiyle çok zor bir bebekti ve daha yeni yeni bazı eşikleri atladık sayılır,kendisi 4 yaşında,uyku hariç tabii.19 aylık olana kadar anne sütü aldı ve bazen 15 dakika bazen yarım saatte bir uyanırdı gece.Hiç uyumasam sabah daha dinç olurum diye düşünürdüm çünkü o sıklıkta yatıp kalkmak da çok yorucu ve sersem edici.
    Güççük kızım anne sütünü pek alamamış ve beslenmeyi reddeden,biyolojik yaşı 16 ay ama görüntüsü 6 aylık bir bebedir.Beslenemediği için de devamlı kabızlık problemi yaşıyor ve yüzünü gözünü yırtarak haftada bir gün ancak yapabiliyor kakasını.Küçük kızım da aynı Deniz gibi gece gündüz sadece mamayla yaşasa gayet mutlu mesud olur.Ancak saatte bir kalktığı için vücudu hiç derin uykuya geçemiyor ve büyüme hormonu salgılanamyor( gördüğünüz gibi ben hem aynştaynım hem de ordinaryüs çocuk doktoru).
    Büyüğü kendi başına uyuyamadığı ve gece boyunca 45 kere kalkıp etleri cımbızla kopartılıyormuşçasına ağladığı için yanımda yatıyor,baba koltuklarda sefil.Küçük hanım da saat başı mamaya kalktığı ve ilk mıklayışında benim biberonu hemen ağzına dayamamı beklediği için olanca çirkefliğiyle bağırarak ağlıyor,ben var gücümle mutfağa koşuyorum.O sırada bu ağlamaya büyüğü kalkıp beni yanında göremeyince küçüğünü bastırmak istercesine bağırarak ağlıyor.Her odadan farklı şiddet ve makamda ağlama sesleri…Normalde küçüğü mamayı içip yatıcak,uykuya devam edecek ama ablasının sesine uyanıp bir anda cin gibi oluyor mu…Onun uyuması en erken iki saat..Tabii işte o anda olanlar oluyor ve ben de cinnetlerden cinnetlere koşup duruyorum…Çokk uzun lafın kısası şu ki hiç birimiz mükemmel diiliz ve gece bu trafiği yaşamayan,sabah uykusuz bir beden ve bulanık zihinle kaldığı yerden koşturmaya devam eden bizleri anlayamaz..Ben anladım seni hem de çok kalpten..
    sevgilerle

  20. Bir sürü yazı yazdım tam göndericem silindi..neyse kısaca;sizin önceki yazılarınızdan anlıyorum pedagoji ile ilgileniyorsunuz..çocuk yetiştirmek için önce kendi çocukluğumuzla yüzleşmemiz ilk şart…iki çocuk annesi olarak.. pedogoji telaffuzu bile yapamayan anne baba tarafından büyütülünce,yüzleşme sancılı oluyor…ilk adım farkındalık,affetme ve özgürlük..tavsiye ederim çocuk olmadan bu yoldan geçmek zor…kendinize doğru bir yol…Adem Güneş in sitesine girin radyo arşivi bölümünden kaygılı bağlanma yazın arama motoruna …ve dinleyin…şu an iki güncük bir kaplıca tatilinden size akıl veriyorum.ne kadar iyi bir insanım..öpüyorum kendimi..

  21. Geçen gün avm de bir bayan gördük üç tane kız çocuğuyla çıkmış.Ben de döndüm bize baktım iki yaşındaki çocukla üç kişi baş edemiyorduk.Çünkü zor bebek diye bir şey var.

  22. Sevgili Ceylan,
    Bizdeki yerli ve (Amerikan ekolü) çeviri Çocuk gelişimi kitaplarında; özellikle uyku, beslenme, tuvalet eğitimi, emzik-biberon bırakma, memeden kesme konularında bir çok yöntem ve öneri bulunsa da hepsinde ortak bir anahtar cümle vardır “kararlı olun, tutarlı olun, bırakmayı hedeflediğiniz alışkanlığa asla bir daha geri dönmeyin”
    Evet bu işe yarayabilir, yaramaz diyemem… Süreci uzatır (mesela doğru Zaman beklenmiş olduğunda 1 günde çözülecek tuvalet eğitimi; zorlamayla, darlamayla, kan ter ve göz yaşıyla 1 ayda çözülür ama çözülür…)
    Ben sadece çocukların değil hiç kimsenin zorlanarak, çaresiz ve mecbur bırakılarak birşeye yönlendirilmesi taraftarı değilim.. O yüzden Türkiye’de pek fazla taraftar edinmemiş olan Alman ekolünü benimsedim bu işlerde (yaşadığım ülke ve çevrenin etkisiyle tabi.. Etrafta Birebir gözlemlediğim İçin ikna oldum diyebilirim)
    Şöyle özetleyeyim. Teoriyi ayıran nokta “çocuğun direndiği, hazır olmadığı noktada eski alışkanlığa bir süre daha geri dönme kapısı hep açık bırakılıyor” yoksa denemek; psikolojik hazırlık, alt yapı, farkındalık oluşturma kısımları aynı.
    Başaramadım, kendimi de çocuğumu da yıprattım elde var sıfır diye düşünme, kendini suçlama. Senin durumun elbette farklı; Demir eksikliği, uyku kalitesi, beslenme sorunları, yatak ıslatmaları nedeniyle bir an önce çözmen gerektiğini düşünmüşsün, haklısın! Ancak üzülme… 2-3 hafta sonra tekrar denemek, fazla direndiği ve yıprandığı noktada tekrar başa dönmek kapıların hep açık olsun… Gece ve uykuya dalış için yapacak bir şey yok şu aşamada ay itibariyle ama gündüz biberonlarını azaltmaya çalışabilirsin. Başka aktivitelerle unutturmaya çalışmak, dışarı çıkmak vs gibi… Biliyorum kolay değil, şartlar her zaman uygun olmuyor ama elinden geleni yaparsın işte ne diyeyim 🙂
    Gün içinde Biberon isteme saatlerini, paternlerini iyi gözle ilk önce -yani hangi durumlarla biberonu özdeşleştiriyor? Kahvaltı öncesi/sonrası mı? Çizgi film vakti mi? Mutsuz güvensiz hissettiği anlar mı? Canı sıkıldığında mı? Mutlu keyifli olduğu anlarda keyfi katlamak için mi? 😉 Vs vs- bu anlar daha gelmeden sinyalleri almaya bak ve o daha biberonu istemeden ortama başka bir uyaran ekle, başka birşeye kanalize etmeye çalış mesela…
    Yani biberon istiyorum diye tutturup ağlamaya başladığı an unutturmak, ikna etmek zor ama o daha istemeden sinyalleri alırsan daha kolay atlatırsın krizleri… Bir de ilk sorduğunda “vericem yavrım biberonunu ama gel önce bi şu işimizi yapalım ondan sonra” falan diye zarf atarak erteleyebilirsin 🙂
    Aklıma gelen çözümler bunlar oldu. Sıkma canını, elbet çözülecek… Zamana bırak. Böyle minik minik adımlar at bakalım, akmasa da damlasın :))
    Sevgilerimle

  23. ”Gıyıydı (kırıldı)” dedi ve öyleyse çöpe atmasını söyledim. Çünkü albert aynştan aslında benim. Çünkü kendi elleriyle çöpe atarsa sorumluluk kendisinin olur ve bunun için beni suçlayamaz. Çünkü çocuğum 38 yaşında.

    Beş dakika falan güldüm herhalde 🙂

  24. Yalnız değilsin. Daha çok yazacaktım fakat ikizler izin vermiyor. Seviyorum seni. Hep yaz lütfen…

  25. Sevgili Ceylan, uzun zaman önce instagram hesabımı dondurdum arada bir buraya bakıp takip etmeye çalışıyorum seni. Bir sorun yoktur inşallah, yeni yazılarını hevesle okumayı bekliyorum. Kendine iyi bak, Izmir’den sevgiler.. 🙌

  26. Bende iki çocuk annesiyim ve iki çocuğuma da biberon kullandıramadım evet yanlış okumadınız kullandırmadım vermedim değil kullandıramadım çünkü ikisi de beni emmeyi tercih etti ve de ikisini de tam iki yaşlarını doldurana dek gece uykusu nedir bilmeden emzirdim kızım gece yine iyi kötü bi kaç saat uyuyodu da oğlumun devamlı emme isteğine bi türlü anlam verememiştim bende artık devamlı kalk yat olmasın diye yanıma yatırdım ve de yatarak emzirdim gece sabaha kadar bi o tatafa bi bu tarafa dönüp emzirmek ve sabah da feci bi sırt ağrısıyla uyanmak ne kadar zor anlatamam neyse ki emmeyi tahmin ettiğimden kolay bıraktılar ikisi de oğlan emmeyi bıraktıktan sonra biraz daha benle takıldı gece 😉 şimdi kendi yerinde yatıyor şükür ama arada sırada uyanıyor yanıma alıyorum gece uyanmazsa da bazen sabahın köründe uyanıp bi yerine bi şey olmuş gibi ağlıyor yine yanıma alıyorum oğlum 33 aylık bu arada böyle yani annelik zor gerçekten Allah yardımcımız olsun;)

  27. Ceylan,
    Ayni yaslarda cocuklarimiz. Gece sutunu 4 defa kestim simdiye kadar, birkac hafta/bir ay gibi surelerle basarili da oldum, ama malum hastalik sezonundayiz. Hastalaninca, istah gidince, gece acliktan ciyaklayinca mecburen yine verdim biberonu. Artik kendi haline biraktim. O kadar sutun ardindan gelen sonsuz cis sorununu da gece kulotlariyla cozdum, 17-30 kg bedeninden olan litrelerce cisi emebiliyor, sana da tavsiye ederim.

  28. Merhaba yorumları okuyor musun bilmiyorum ama yazayım dedim. Yazı diliniz çok iyi gerçi bazen anlamıyorum cümleyi tekrar okuyup bir şeyler çıkartıyorum. Doktorluk mesleğinde şu vardır: hastalık yoktur hasta vardır. Sizin yazınızda da çocukluk yada bebeklik yoktur çocuk veya bebek vardır olayı olmuş. Rabbim yardımcınız olsun. Aslında tüm annelere Allah sabır ve dayanma gücü versin……

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir