Motor Hararet Yapıyor.

Seneler boyu yürüyüp vardığınız o ışıklı düzlük, serin ağaç gölgeliği, çiçekli bahçe işte her neyse… Karadenizli bir müteahhit gelip oraları yıksa nasıl olur? Korkunç değil mi? Kentsel dönüşümünü yersiniz, değil mi? Heh. Ben de yerim. Yetmiş beş milyar Türkiyemin bildiği yeme bozukluğu mücadelemin neşeli neticesine, tam da bu sebepten kimseyi […]

Algıda Geçicilik

”Değişmeyen tek şey, değişimin ta kendisidir.” Ceylan Taş *** Akıp gitmekte olan hayatın içinde, sayısız dönüş noktası var. Değişim, gelişim ve dönüşüm çoğu kez iyidir. Hatta bazı kişisel değişimler büyük yankı uyandırarak, toplumsal algıyı doğuruyor. E güzel. Çünkü ulu bilge Deli Emin’in ibret veren cümelerinde de dediği gibi, ”Sen takla […]

Domatesin Kalbi

On dört yaşındayım ve okuldaki lakabım, ”Domates” Çünkü seneler sonra gratislerde mratislerde yana döne arayacağımı bilmediğim allığı, yanaklarım kendi kendine üretiyor o dönem. Hüzeyfe miydi neydi, tespite hükmedince o koyuverdi bu adı bana. Ne yazık ki tüm sınıf bu işi çok sevdi, herkes bana böyle hitap ediyor. Aslına bakarsanız Hüzeyfe’nin […]

Söndürün, Hoca Geliyor!

Son senelerde sigarayla alakalı olarak geliştirilen yasal disiplini, sigara içen biri olarak sonsuz destekliyorum. Bu silkinme haline gerçekten hayranım. Ortamın sigara içmeyen kişisi, sigara içenin keyfi için rahatsız olmamalı elbette. Ve bence de sigaralı ve sigarasız alanların ayrılması, gayet makul bir çözüm. Son olarak parklarda sigara içmenin yasak olduğunu duyduğumda, […]

Tekrar Deneyiniz

Hayatım roman olsa, en olaylı cümle şu olurdu: ”14 Mayıs 2009 Perşembe günü, kişisel tarihimde ilk kez anne oldum. Şaka gibiydi. Ama çok da gülemedim.” Ah be. Çünkü ilkler zaten bambaşkadır ve o yavrucuğum tam on bir ay boyunca mütemadiyen ağladı. Çünkü son derece kolik bir kişiydi ve o dönem […]

Düğüm At, Düğüm!

Harfler sözcükleri, sözcükler tabirleri, tabirler bir mantığı oluşturur ve kafalar böylece şekil alır. Fakat bazen alfabeden seçilmiş parçalar öyle bir kombinleniyor ki, ortaya çıkan sözcük kendinden utanıyor sanki. Ve bazı sözcükler bazı tabirlerin içinde yerin dibine giriyor. O tür bir yakışıksızlık. *** Dünyanın ve bilhassa ülkemin gerçeklerini yok sayıp, ezberlenmiş […]

İyi Gün Anneleri ve Kederli Brunch Partileri

Pek kıymetli, bunalmış, daralmış, kendine yabancı, belki biraz şişko; ama uykusuz gecelerde ölecek gibi hissetse de sabahları ruşeymli krep falan pişirmeyi unutmayan, en hızlı biberon yıkama şampiyonu, tek elle bez değiştirme üstadı, meyve püresi ve ev yoğurdu profesörü, ziyadesiyle yeterli anne, Merhaba! Şimdi sana daha evvel hiç duymadığın bir şey […]

Bu Nerenin Romantiği?

İnsan nesli olarak bizi yıkayıp paklayacak yegane tavrın ”romantiklik” olduğuna, değişik bir güçle inanıyorum. Fakat yine de bir Özcan Deniz olduğum söylenemez. Romantizm derken de kırmızı güller veya İzzet Yıldızhan’ı kastetmiyorum. Daha geniş ve derin bir mânâ… Yani ne bileyim işte, masalsı tasvirler, ince keten giysilerle her olaya tatlı yumuşak […]

Beni Çekemiyorsunuz Kızım!

İnsanlar ne kadar garip, değil mi? Dikkat ettiyseniz kediler falan o kadar garip değil mesela. Yürüyor, duruyor, elini kolunu yalıyor ve gidip uyuyor. Bunda ayıplanacak bir şey yok. Ağaçlar yeşil, orkide de bir çiçek en nihayetinde. Bize gelince, suda yaşamayı balıklara, ormanda koşmayı ceylanlara, serin yaz akşamları ağaç tepesinde uyuklamayı […]

Eller Havaya, Bir Sağa Bir Sola!

Kavimler göçünden bu yana yapılmış en muazzam tespitle merhaba! ”Analar çeker yükü, kimsenin bilesi yok!” *** Size biraz, zafere giden yolda çekilen çilenin kutsal olup olmadığından bahsetmek isterim. Bence yine de değil gibi; ama yani bilemeyiz. Belki de göl, sahiden maya tutabilen bir şeydi de, sıcaklığı falan tutturamadık. Çünkü gerekli […]